Mizahi yaklaşımı bir kenara bırakır ve olaya ciddi bakarsak aslında tüketiciler olarak gücümüzü bilmiyoruz.
Veri tabanını bireysel bazda keşfetmek için geç bile kaldık.
Hemen hesaplamaya başlayın ve sizin için neler yapacaklarını markalar düşünsün.
1- Bir yılda ne kadar “Peynir” tüketiyorsunuz?
2- Aylık domates tüketiminiz kaç kg?
3- Yılda kaç gömlek eskitiyorsunuz?
4- Deterjana bir yıl boyunca ne kadar harcama yapıyorsunuz?
5- Aylık Benzin gideriniz ne kadar?
Bu veriler elinizde olursa ve bunu markalar öğrenirse;
Bir de Markalar tarafından bakalım: Müşterilerinizin gerçek tüketim kapasitelerini biliyor musunuz? “HAYIR”
Oysa bilse idiniz gelecek zamanların satış rekorlarını kıra bilirdiniz…
Müşterileriniz size aslında sizden satın aldıkları miktarın çok çok üstünde fayda üreteceği kaynaklarınızdır.
Müşteri temsilcileriniz “Müşteri Tüketim Verileri” hakkında size daha fazla bilgi getirebilirlerse Satış ve Pazarlama iş geliştiriciler o verileri nasıl kullanacaklarını bulacaklardır.
Kişisel veri tabanı oluşumu geleceğinize yapacağınız en iyi yatırım olacaktır.
Gelir düzeyiniz ne olursa olsun tükettiğiniz her bir birim için milyon dolarlık üretim tesisleri çalışıyor.
İstatistiklere göre gelir seviyesinin tabanı aslında tüketim devir hızının en yüksek olduğu ürünleri talep ediyor.
Unutmayalım “Damlaya Damlaya Göl Olur”
Potansiyel tüketimi yönetmek için “Bireysel Veri Tabanı” oluşturmalıyız.









